Türkiye'nin siyasi manzarası ve Avrupa Birliği ile ilişkileri, 19 Mart 2026'da yeni bir sürtüşme noktasına ulaştı. Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun ilk tam yılına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Amor'un müdahalesi, Brüksel'de hukukun üstünlüğüne ve Türkiye'nin en büyük şehrinde demokratik yetkilere yönelik algılanan müdahaleye ilişkin derinleşen endişeyi vurguluyor.
Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu: “Hukukun Üstünlüğü Mücadelesi”
Amor, sosyal medya üzerinden yaptığı ve Anka Haber Ajansı'nın da paylaştığı açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı'nın tutuklanmasını sembolik bir mücadele olarak nitelendirdi. Geçtiğimiz on iki ayın sadece İmamoğlu'nun kişisel özgürlüğünü elinden almakla kalmayıp, fiilen “İstanbul'u seçilmiş liderinden de mahrum bıraktığını” ileri sürdü.
Amor, durumu “hukukun üstünlüğü” ile “zorla yönetim” arasındaki küresel mücadelenin bir tezahürü olarak nitelendirdi ve Türkiye'yi bu demokratik krizin merkezine yerleştirdi.
Raportörün yorumları, seçilmiş bir yetkilinin yargı yoluyla görevden alınmasının AB kurumları tarafından İstanbul yerel seçimlerinde oy kullanan milyonlarca seçmenin iradesine doğrudan müdahale olarak görüldüğünü vurgulamaktadır.
Avrupa Müdahalesi Çağrısı
AP Raportörü, bloğun pasif bir gözlemci olarak kalamayacağı konusunda ısrar ederek Avrupa Birliği liderliğine doğrudan çağrıda bulundu. “Avrupa Birliği Ekrem İmamoğlu'nun hapis kararına sessiz kalmamalı, Avrupa Parlamentosu da sessiz kalmamalı” diyen Amor, “Ekrem Bey'in cezaevinde olmaması gerektiğini” kesin bir şekilde ifade ederek sözlerini tamamladı.
Bu eylem çağrısı, devam eden mitinglerin ortasında geldi. Saraçhane MeydanıCHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de aralarında bulunduğu destekçileri ve siyasi müttefikleri, belediye başkanlarının iddianamelerinin mevcut durumuna rağmen neden tutuklu kaldığını sorgulamak için bir araya geldi. “Saraçhane Mitingi”, Amor'un uluslararası baskısına yurt içinde bir yankı olarak hizmet ediyor ve mevcut adli süreçlere karşı birleşik bir cephe sergiliyor.
Türkiye-AB İlişkilerine Jeopolitik Etkiler
Ekrem İmamoğlu'nun hapsedilmesi, Türkiye'nin 2026'daki AB katılım müzakereleri ve gümrük birliğini modernleştirme çabaları açısından önemli bir “kırmızı çizgi” olmaya devam ediyor. Diplomatik analistler, Belediye Başkanı parmaklıklar ardında kaldığı sürece Avrupa Parlamentosu'nun olumlu bir ticaret veya vize serbestisi anlaşmasını onaylamasının pek olası olmadığını öne sürüyor. Amor'un açıklaması, AP'nin önümüzdeki yıl boyunca Brüksel ile Ankara arasında yapılacak her üst düzey toplantıda bu konuyu gündeminin en üstünde tutmayı planladığının sinyalini veriyor.

Yorumlar kapalı.