Türkiye'de kamuoyu, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve yargılanması konusunda keskin bir şekilde bölünmüş durumda ve toplumun önemli bir kısmı süreci siyasi amaçlı olarak değerlendiriyor. Anketör Bekir Ağırdır'ın analiz ettiği yeni anket verileri aynı zamanda adalet sistemine duyulan güvenin daha da genişlediğine ve demokratik kurumlara ilişkin belirsizliğin arttığına işaret ediyor.
Yazar Bekir Ağırdır
Kutuplaşma İmamoğlu Davası Algısını Şekillendiriyor
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve yargılanması hukuki bir süreçten çok daha fazlası haline geldi ve Türkiye'nin derinden kutuplaşmış toplumunda siyasi olayların nasıl yorumlandığına dair önemli bir sınava dönüştü.
Data Institute'un Mart 2026 anketinden elde edilen bulgulara göre kamuoyu parçalanmış durumda ve tek bir baskın anlatı yok.
İmamoğlu'nun tutukluluğunu nasıl değerlendirdikleri sorulduğunda:
- %52 Bunu “muhalefete yönelik hükümet baskısı” olarak tanımladı
- %22 bunun yanlış davranışlara karşı eylemi yansıttığını söyledi
- %19 Yargının bağımsız hareket ettiğine inanıyorum
- %9 bunu muhalefet kaynaklı mağduriyet olarak görün
Sürecin hukuki mi siyasi mi olduğu konusunda:
- %48 Bunun siyasi bir müdahale olduğunu söylüyoruz
- %33 bunu yasal bir süreç olarak değerlendirin
- Geri kalanlar kararsız
Sonuçlar, siyasi bağlılığın olayların nasıl yorumlanacağını güçlü bir şekilde şekillendirdiği bölünmüş bir algı ortamını vurguluyor.
Halkın Adalet Sistemine Güveni Zayıflıyor
Bulgular, sorunun tek bir davanın ötesine uzandığını ve Türkiye'nin yargı sistemine duyulan daha geniş bir güven krizini yansıttığını gösteriyor.
Temel göstergeler şunları içerir:
- %66 Adalet sisteminin geçmişe göre kötüleştiğine inanıyorum
- Sadece %19 iyileştiğini düşünüyorum
- Sadece %14 Adaletin herkes için eşit işlediğine inanıyorum
Bu sırada:
- %31 sistemin hükümete yakın olanları desteklediğini söylüyorlar
- %29 gücü ve kaynakları olanlara fayda sağladığına inanıyorum
Çoğunluk devam eden soruşturmaların adilliğinden de şüphe ediyor:
- %58 Muhalif belediyelere yönelik soruşturmaların adil bir şekilde yürütülmeyeceğine inanıyorum
- Sadece %23 tarafsız yargılama bekliyoruz
Bu bulgular, hukuki süreçlerin hukukun üstünlüğünden ziyade güç dinamikleri merceğinden giderek daha fazla görüldüğü yapısal bir güven açığına işaret ediyor.
Anket, Türkiye'nin Ekonomi Yönetiminden Kamuoyunun Derin Memnuniyetsizliğini Gösteriyor
“Gri Bölge” Seçmenleri Kararlılığını Sürdürüyor
Güçlü kutuplaşmaya rağmen dikkate değer bir %18–25 segmenti Ankete katılanların oranı yolsuzluk iddiaları ve hukuki yorumlar da dahil olmak üzere temel sorularda kararsız kalıyor.
Örneğin:
- %44 İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk iddialarını ikna edici bulmuyoruz
- %34 onları güvenilir bul
- %23 emin olmamak
Aynı şekilde üniversite diplomasının iptali konusunda:
- %51 kararın yanlış olduğunu söylemek
- %26 onu destekle
- %23 kararsızlar
Analistler bu “gri bölgenin” siyasi açıdan önemli olduğunu ve gelecekteki gelişmeler konusunda iknaya açık bir grubu temsil ettiğini düşünüyor.
Türkiye'nin Yönetilen İstikrarsızlığı: Siyasi Baskı, Ekonomik Gerginlik ve Parçalanma Riskleri
İfade Özgürlüğü ve Seçmenlere Güven Baskı Altında
Anket aynı zamanda demokratik koşullarla ilgili artan endişeleri de ortaya koyuyor:
- Neredeyse %70 görüşlerini özgürce ifade edemediklerini söylüyorlar
- Sadece %11 açıkça konuşmakta tamamen özgür hissedin
Seçimlere olan güven sürüyor ancak zayıflıyor:
- %23 seçimlerin tamamen etkili olduğunu görmek
- %40 kısmen etkili olduklarını söylüyorlar
- %36 bunların etkisiz olduğunu düşün
Bu, seçim meşruiyetinin devam etmesine rağmen artık sorgulanamaz olmadığını gösteriyor.
Değişim Talebi Ama Yönü Belirsiz
Ülkenin gidişatına ilişkin kamuoyunda memnuniyetsizlik oldukça yaygın:
- Hakkında %65 Türkiye'nin gidişatından memnun değilim
- %49 erken seçime destek
- %26 onlara karşı çık
Ancak analistler, değişim talebinin güçlü olmasına rağmen bunun nasıl gerçekleşmesi gerektiği konusunda net bir fikir birliğinin bulunmadığını belirtiyor.
Yerel Yönetişim ve Hukukun Üstünlüğü Beklentileri
Anket aynı zamanda halkın yerel yönetime yönelik tutumunu da ortaya koyuyor:
- %53 seçilmiş belediye başkanlarının yalnızca nihai mahkeme kararıyla görevden alınması gerektiğini söylüyorlar
- Sadece %14 kayyum (kayyum) atamalarına destek
- %76 Anlaşmazlıkların seçim yoluyla çözülmesinden yanayız
Bu bulgular, kurumsal güvenin azalmasına rağmen halkın demokratik temsile olan bağlılığının devam ettiğini göstermektedir.
Ağırdır: Adalet Hukukla Değil Güçle Algılanır
Siyasi analist Bekir Ağırdır'a göre veriler, toplumun hem siyaseti hem de adaleti nasıl yorumladığına dair daha derin bir dönüşümü yansıtıyor.
Nüfusun büyük kesimleri, olayları yasal normlar üzerinden değerlendirmek yerine, giderek artan oranda siyasi kimlik ve güç ilişkileri üzerinden yorumluyor.
Bu dinamik kutuplaşmayı güçlendirerek uzlaşmayı zorlaştırıyor ve hukuki süreçleri tartışmalı siyasi anlatılara dönüştürüyor.
Bekir Ağırdır Kimdir? (Kısa Biyografi)
Bekir Ağırdır, Türkiye'nin önde gelen kamuoyu araştırmacılarından ve siyasi analistlerinden biridir. He served for many years as the general manager of KONDA Research, a prominent polling company, and is widely known for his work on voter behavior, social trends, and political polarization in Türkiye. Ağırdır, toplumsal değişimlerin siyasi sonuçları nasıl şekillendirdiğine dair analizlere düzenli olarak katkıda bulunuyor.
PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Web sitemizdeki makaleler mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay olarak değerlendirilmeyebilir.
İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Twitter: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.