AK Parti Eski Bakanı Hüseyin Çelik: “Parti Tek Adam Örgütüne Dönüştü”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kurucu isimlerinden, eski Kültür ve Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, eski partisine, Türkiye'nin siyasi sistemine ve demokratik yönetim durumuna ilişkin kapsamlı bir eleştiride bulundu. Çelik, Medyascope'a verdiği geniş kapsamlı röportajda, AK Parti'nin kuruluş ilkelerinden tamamen vazgeçerek çoğulcu bir siyasi hareketten merkezi, lider odaklı bir yapıya dönüştüğünü savundu.

Çelik'e göre AK Parti içeriden reform yapma yeteneğini kaybetmiş durumda. Partinin başlangıçta kolektif liderlik ve ortak sorumluluk temelinde kadro temelli bir hareket olarak kurulduğunu ancak zamanla bu kimliğin aşındığını belirtti. “I regret to say that the AK Party no longer has any chance of restoring itself, because it has ceased to be a cadre movement and has turned into a one-man party,” he said, emphasizing that nearly 90% of the founding leadership has been eliminated from decision-making processes.

“Himalayalar Olmadan Everest Olmaz.”

Çelik, AK Parti'deki liderliğin dönüşümünü anlatmak için güçlü bir metafor kullandı. Parti kurulduğunda liderin “eşitlerin birincisi” olarak tanımlandığını anımsattı. Bu düşüncesinden yola çıkarak şöyle konuştu: “Everest Dağı, varlığını ve büyüklüğünü Himalaya Dağları'na borçludur. Himalayalar olmasaydı Everest bu noktada olmazdı. Ancak bugün kurucu kadroların büyük çoğunluğu tasfiye edildi.”

Çelik, demokratik sistemlerde liderliğin lokomotife değil orkestra şefine benzemesi gerektiğini savundu. “Demokratik yapılarda lider orkestra şefi gibidir. Pek çok farklı enstrüman ve ses vardır ve liderin becerisi bu çeşitliliği armoniye dönüştürmektir” diye açıkladı. Tam tersine, “Otoriter sistemlerde lider lokomotiftir. Vagonların bağımsız iradesi yoktur. Lokomotif hareket ederse hareket eder, durursa durur” dedi.

Halk Partisinden Devlet Partisine

Çelik'in eleştirilerinin bir diğer temel unsuru AK Parti ile devlet arasında değişen ilişkilere odaklandı. Partinin toplumda köklü bir hareket olarak kurulduğunu ancak giderek devlet gücünün bir uzantısı haline geldiğini savundu. “The party that was founded as the people's party has now taken on the appearance of a state party,” he said, adding, “The party has become the state, and unfortunately, the state has become the party.”

Çelik, kendisine göre AK Parti'nin resmi programının demokratik ve çoğulcu olmasına rağmen, bu programın 10 yılı aşkın süredir fiilen rafa kaldırıldığını vurguladı. Parti içinden “fabrika ayarlarına dönüş” çağrıları dirençle karşılandı. “Fabrika ayarları partinin programı demektir” dedi. “Uygulanmayan bir program, ölü metinlerin mezarlığından başka bir şey değildir.”

Eğitim İdeolojik Bir Araca Dönüştü

Çelik, Milli Eğitim Bakanı olarak görev yaptığı döneme dayanarak Türkiye'nin eğitim sistemine ilişkin sert bir değerlendirmede bulundu. Eğitim politikasının, eleştirel düşünme yeteneğine sahip bireyler yerine ideolojik olarak uyumlu vatandaşlar yetiştirmeye giderek daha fazla öncelik verdiğini savundu. Öğrencilere montaj hattındaki ürünler gibi davranılmaması konusunda uyarıda bulunarak, “Eğitim ustabaşı zihniyetiyle yürütülmemelidir” dedi.

Çelik, görev yaptığı süre boyunca eğitimi ideolojiden uzaklaştırıp pedagojiye kaydırmak istediğini ancak bu çabalarının vesayet kurumları tarafından engellendiğini kaydetti. He expressed particular concern over the dramatic expansion of imam hatip schools, arguing that education has been turned into a battleground and a constantly reassembled puzzle. Ona göre bu istikrarsızlık hem eğitimin kalitesini hem de toplumsal uyumu baltaladı.

MHP İttifakı ve Kürt Sorunu

Çelik, AK Parti'nin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ittifakını da eleştirerek, bunu tutunduğu şeyin canlılığını tüketen bir sarmaşık bitkisine benzetti. Bu ortaklığın AK Parti'ye, özellikle de Kürt seçmen nezdinde ciddi zararlar verdiğini savundu.

Gezi Parkı eylemleri sonrasında özgürlük ve güvenlik arasındaki dengenin temelden bozulduğunu belirtti. “Özgürlükler, güvenlik odaklı korkulara ve politikalara kurban edildi” dedi. Çelik ayrıca Türkiye'nin Suriye politikasını da eleştirerek, tüm Suriyeli Kürtlerin PKK ile aynı kefeye konulmaması uyarısında bulundu. Böyle bir yaklaşımın Türkiye içindeki Kürtler ile bölgedeki Kürtler arasındaki duygusal dayanışmayı zayıflattığını ileri sürdü.

Çelik, son seçimlere ilişkin çarpıcı bir yorum yaptı: “Muhalefetin yükselişi tek parti sevgisinden değil, kötü yönetime duyulan derin kızgınlıktan kaynaklanıyordu.”

Yargı, Hukukun Üstünlüğü ve İmamoğlu Davası

Çelik'in yargıya ilişkin sözleri ise en güçlü ifadeler arasında yer aldı. Adalet sisteminin siyasallaştığını ve bir iktidar aracı olarak kullanıldığını savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun dahil olduğu hukuki sürece de değinen İmamoğlu, hiçbir şahsın hukuktan muaf olmadığını ancak davanın usul ve esas açısından ciddi endişeler doğurduğunu vurguladı.

Çelik, “Adaletin terazisi bozulunca toplumda hiçbir şey doğru kalmıyor” dedi. He criticized the use of pretrial detention and covert witnesses, arguing that such practices undermine public trust in the legal system. İmamoğlu'nun üniversite diplomasının onlarca yıl sonra iptal edilmesini de “utanç verici bir rezalet” olarak nitelendirdi.

Çelik'e göre, “Adaletin gücü yoksa, gücün adaleti devreye girer ve bu her zaman baskıcıdır.”

Başkanlık Sistemine Eleştiri

Türkiye'nin mevcut yönetim sistemine de değinen Çelik, başkanlık sisteminin ülkenin yapısal sorunlarını çözemediğini savundu. Bunu, etkili kontrol ve dengelerden yoksun, “tek imzayla yönetilen” bir sistem olarak tanımladı. Bakanların kendi üst düzey bürokratlarını bile atayamadıklarını, bunun da devlet aygıtını katı ve verimsiz bıraktığını söyledi.

Çelik kapanışta, Türkiye'nin gerçek bir hukuk devleti ve gerçek anlamda demokratik bir cumhuriyet olması gerektiğini vurguladı. “Demokrasi ve adalet olmadan” diye uyardı, “tek başına 'cumhuriyet' kelimesinin gerçek bir anlamı yoktur.”

AK Parti Eski Bakanı Hüseyin Çelik: “Parti Tek Adam Örgütüne Dönüştü”
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.