Ekonomist Prof. Esfender Korkmaz, tarihsel olarak daha geniş çaplı krizleri ilk yansıtan sektörlerden biri olan tekstil sektöründen gelen erken uyarı sinyallerini aktararak, Türkiye'nin yalnızca kalıcı enflasyonla değil, aynı zamanda hızlı ekonomik daralma riskiyle de karşı karşıya olabileceği konusunda uyarıyor.
Yazar Prof Esfender Korkmaz
Tekstil Sektörü Erken Uyarı Sinyalleri Verdi
Korkmaz şunları vurguladı: tekstil endüstrisi geleneksel olarak öncü bir gösterge olarak hareket etmektedir Türkiye'deki ekonomik stres
Önünde 2009 küresel mali krizSektör, zayıflayan talep ve düşen ihracatla birlikte sıkıntı belirtilerini ilk gösterenler arasında yer aldı. Kriz sırasında:
- Türkiye ekonomisi küçüldü %4,8
- İmalat küçüldü %7,3
- Tekstil ihracatı azaldı yıllık %19
Çünkü tekstil emek yoğun ve hem iç talebe hem de ihracata oldukça duyarlıBurada gerilemeler daha erken ve daha keskin bir şekilde ortaya çıkma eğilimindedir.
Neden Tekstil İlk Tepki Veriyor?
Sektörün yapısı onu özellikle savunmasız kılmaktadır:
- Yüksek istihdam yoğunluğu → kriz dönemlerinde işten çıkarmalar hızla gerçekleşir
- Talep esnekliği → giyim alımları kolaylıkla ertelenebilir
- İhracat hassasiyeti → küresel talep şokları hemen etkisini gösterdi
- Hızlı envanter döngüleri → düşen siparişler hızlı bir şekilde daha kapsamlı bir yavaşlamanın sinyalini veriyor
Korkmaz, tekstil siparişlerindeki düşüşün çoğunlukla bir düşüşten önce geldiğini belirtiyor. daha geniş endüstriyel daralma.
Mısır'a Yönelik Kayma Yapısal Zayıflığı Yansıtıyor
Son yıllarda birçok tekstil üreticisi faaliyetlerini Mısırçeşitli yapısal avantajlardan kaynaklanmaktadır:
- Daha hızlı erişim Avrupa ve ABD pazarları
- İyileştirilmiş lojistik ve liman altyapısı
- ABD pazarına tercihli erişim QIZ anlaşmaları
- Türkiye'ye kıyasla daha düşük işçilik maliyetleri
Bu arada Türkiye'nin tekstil ihracatındaki payı azaldı:
- 2021: Toplam ihracatın %6,46'sı
- 2025: %4,17
Güçlü Lira ve Yüksek Faiz Oranları Rekabet Gücüne Zarar Veriyor
Korkmaz, sektördeki gerilemenin bir kısmını makroekonomik politikalara bağlıyor.
Son iki yılda:
- Merkez Bankası ve bankalar yüksek faizle döviz çekti
- Türk lirası reel olarak değer kazandı
Bu durum Türkiye'nin ihracatta rekabet gücünü azaltarak üreticilerin uluslararası alanda rekabet etmesini zorlaştırdı.
Yurt İçi Talep Giderek Düzensiz Hale Geliyor
Ekonomist ayrıca şunu da belirtiyor: Yurt içi talepte ikili yapı:
- Yüksek gelir grupları lüks mallara bile harcama yapmaya devam ediyor
- Düşük gelirli gruplar satın alma gücünün azalmasıyla karşı karşıya
Sonuç olarak:
- Kitlesel pazar üretimi küçülüyor
- Üst düzey üretim devam ediyor
Bu dengesizlik ekonomideki daha derin yapısal eşitsizlikleri yansıtıyor.
İş Kayıpları ve İş Kapanışları Arttı
Sektör verileri baskının arttığını gösteriyor:
- 11.905 iş kaybı geçen yıl
- 835 işyeri kapatıldı hazır giyim sektöründe
Korkmaz, bu gelişmelere rağmen ekonomi politika yapıcılarından net bir yanıt gelmediğine dikkat çekiyor.
2009'dan dersler
Korkmaz, Türkiye'nin politika çerçevesinin uzun süredir şunlara dayandığını savunuyor:
- Kısa vadeli sermaye girişleri
- Dış borçlanma
Bu yaklaşım, Türkiye'nin birçok emsalinden daha keskin bir şekilde küçüldüğü 2009 krizi sırasında ekonomiyi kırılgan hale getirdi:
- Küresel ortalama büyüme: -%0,1
- Gelişmekte olan pazarlar: +%2,8
- BİZ: -%2,8
- Türkiye: -%4,8
Enflasyon ve Daralma Bileşik Riski
Korkmaz, ileriye dönük olarak mevcut koşulların geçmiş krizlere göre çok daha kırılgan olduğu konusunda uyarıyor.
Onun değerlendirmesine göre:
- Negatif ekonomik baskılar birden fazla sektörde biriken
- Endüstriden (özellikle tekstilden) gelen ilk sinyaller ciddiye alınmalı
Türkiye'nin artık ikili bir riskle karşı karşıya olduğu sonucuna varıyor:
Yalnızca kalıcı enflasyon değil, aynı zamanda hızlı ekonomik yavaşlama veya daralma.

Yorumlar kapalı.