Mart 2026'ya ait yeni veriler, resmi anlatılarla Türkiye sokaklarındaki gerçeklik arasındaki rahatsız edici kopukluğu ortaya koyuyor. 12 aylık enflasyon beklentisi hafif bir düşüşle yüzde 49,8'e gerilerken, enflasyonun gerçekten düşeceğine inanan vatandaşların oranı sadece 30 günde yaklaşık 5 puan düştü.
BETAM'dan Dr. Gökhan Şahin Güneş'in Research İstanbul'un aylık kapsamlı araştırmasına dayanan son raporu, Türk tüketicilerinde kök salan “yapışkan” enflasyon psikolojisine dikkat çekiyor. Mevcut resmi enflasyon oranı %31,5 seviyesinde olmasına rağmen, kamuoyunun gelecek vizyonu çok daha yüksek bir gerçekliğe bağlı kalmaya devam ediyor.
1. İyimserliğin Ölümü: 4,7 Puanlık Düşüş
Mart raporunun en önemli bulgusu umutların keskin bir şekilde erozyona uğraması. Enflasyonun bir yıl sonra bugün olduğundan daha düşük olmasını bekleyen katılımcıların yüzdesi düştü Şubat'ta %34,4'ten Mart'ta sadece %29,7'ye.
İyimserlikteki bu yaklaşık 5 puanlık düşüş, politika yapıcılar tarafından sıklıkla kullanılan “gerilimi azaltma” retoriğinin etkisini kaybettiğini gösteriyor. Bunun yerine, hane halkı fiyatların uzun süre yüksek kalacağı bir döneme hazırlanıyor gibi görünüyor; bu durum muhtemelen bölgede son zamanlarda yaşanan jeopolitik dalgalanmalar ve küresel petrol fiyatlarının varil başına 104 dolara doğru toparlanmasıyla daha da kötüleşti.
Savaş Ekonomiye Gölge Düşürüyor: Mart Güven Endeksleri Düştü
2. Beklentiler %50'ye Yakın Kümelendi
Gelecek 12 aya ilişkin ortalama beklenti ise sembolik olarak 1 puanlık düşüşle (%50,8'den %50,8'e) görüldü. %49,8), bu beklentilerin dağılımı fiyat istikrarsızlığına dair köklü bir inancı gösteriyor:
-
Çoğunluk: Ankete katılanların yüzde 34'ü enflasyonun 2020'ye kadar düzeleceğine inanıyor %21 ve %40.
-
Şüpheciler: Yaklaşık %31'i bir aralık bekliyor %41 ila %60.
-
Aşırı Kötümserler: Nüfusun yüzde 15'inden fazlası enflasyonun yükseleceğini tahmin ediyor %61 ve %80.
3. Demografik Ayrım: Kadınlar ve Yaşlılar Kaygıya Neden Oluyor
Araştırma, “enflasyon vergisinin” Türk toplumunun çeşitli kesimlerinde çok farklı algılandığını ortaya koyuyor:
-
Cinsiyet Farkı: Kadınların enflasyon beklentileri sürekli olarak erkeklere göre daha yüksek. Mart ayında kadınlar bir oran bekliyordu %52,5erkeklerde bu oran %48'dir. Ekonomistler genellikle bu “cinsiyet farklılığını”, kadınların günlük alışveriş ve ev masraflarıyla daha sık etkileşimde bulunmasına bağlıyor; bu sektörler, en agresif fiyat artışlarından bazılarının görüldüğü sektörler.
-
Yaş Eşitsizliği: 18-24 yaş grubu en iyimser görüşe sahip %46,8. Buna karşılık yaşlılar 65 ve üzeri en kötümser olanlar %54,3. Sabit gelirli emekliler için satın alma gücünü kaybetme korkusu bu çift haneli tahminlere açıkça yansıyor.
İran savaşının politika görünümünü raydan çıkarması nedeniyle Türkiye merkez bankası üçlü baskıyla karşı karşıya
4. Öğrenciler ve Devlet Memurları
Mart verilerindeki belki de en şaşırtıcı rakam görünüm. öğrencilerOrtalama enflasyon beklentisini bildiren %58,9. Bu neredeyse %60'lık tahmin, artan okul harçları, barınma ve sosyal maliyetlerin genç nesil üzerindeki ciddi etkisinin altını çiziyor.
Spektrumun diğer ucunda, kamu sektörü çalışanları (memurlar) en düşük beklentilere sahipti %44,4. Devlet çalışanları arasındaki bu göreceli “iyimserlik”, resmi hedeflerle daha uyumlu olan maaş ayarlamalarının yapılandırılmış doğasına bağlı olabilir.
5. Neden Önemlidir: “Beklenti Tuzağı”
Bu rakamlar Türkiye Merkez Bankası (TCMB) için bir uyarı niteliğindedir. Nüfusun neredeyse yüzde 70'i enflasyonun düşmeyeceğine inandığında, bu kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet yaratıyor. Yarın daha yüksek fiyatlar bekleyen tüketicilerin bugün harcamalarını öne çekme olasılıkları daha yüksek, bu da talebin ve fiyatların yükselmesine neden oluyor.
Mart 2026 Anlık Görüntüsü: Kim Neyi Bekliyor?
| Grup | Beklenti (%) | Ortalamayla Karşılaştırma |
| Ulusal Ortalama | 49.8 | Temel |
| Öğrenciler | 58.9 | +%9,1 |
| Kadınlar | 52.5 | +%2,7 |
| Devlet Memurları | 44.4 | -%5,4 |
| Z Kuşağı (18-24) | 46.8 | -%3,0 |
Uzman Görüşü: Hane halkının zihninde %50 eşiğinin kalıcı olması istikrarın önünde aşılması zor bir engeldir. Düşüş beklentisinin yüzde 30'un altına daraldığı Türkiye ekonomisi, enflasyonla psikolojik mücadelenin teknik mücadele kadar zorlu olabileceği bir döneme giriyor.

Yorumlar kapalı.