Türk ekonomi yetkilileri küresel yatırımcılara İran savaşının etkilerinin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini ve yakın vadede enflasyonist baskıları artırabileceğini söyledi. Washington ve New York'ta yapılan toplantılarda artan enerji maliyetleri, jeopolitik belirsizlik ve para politikası üzerindeki potansiyel etkiler vurgulandı.
Büyüme Görünümü Daha Düşük Düzeyde Revize Edildi
Türkiye'nin üst düzey ekonomi politikası yapıcıları, jeopolitik gerilimler arttıkça daha temkinli bir görünümün sinyalini verdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Uluslararası Para Fonu'nun New York'un yanı sıra Washington'da düzenlenen Bahar Toplantıları'nda yatırımcılarla buluştu.
Mesajları, IMF'nin Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini %4,2'den %3,4'e düşüren son Dünya Ekonomik Görünümü raporuyla uyumluydu.
Yetkililer, İran savaşının ekonomik etkisinin, artan küresel belirsizlik ve dış şoklar nedeniyle kısa vadede faaliyet üzerinde baskı yaratmasının beklendiğini belirtti.
Türkiye, İran Savaşından Kaynaklanan Kısa Vadeli Ekonomik Sıkıntıya Rağmen Stratejik Kazanımlara Bakıyor
Enflasyon Baskıları Yoğunlaşıyor
Vali Karahan, yatırımcılara Nisan ve Mayıs aylarındaki enflasyon okumalarının, özellikle yüksek enerji maliyetleri yoluyla, savaş kaynaklı fiyat baskılarını yansıtabileceğini söyledi.
Bu durum, özellikle küresel emtia piyasalarının arz kesintileri ve jeopolitik risklere tepki vermesi nedeniyle, Türkiye'nin enflasyonla mücadele sürecinin yeni zorluklarla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.
Toplantıların ardından Hazine ve Merkez Bankası'ndan resmi bir açıklama yapılmadı.
Petrol Fiyatları Bütçe Riski Oluşturuyor
Yetkililer, petrol fiyatlarının bu yıl varil başına ortalama 80 dolar civarında olacağı bir temel senaryo çizerken, yukarı yönlü riskleri de vurguladı.
Brent ham petrol fiyatları, küresel enerji açısından kritik bir nokta olan Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların etkisiyle varil başına 96 dolara yükseldi.
Önceki hükümet tahminlerine göre, sürekli yüksek enerji fiyatları Türkiye'nin bütçesine 14 milyar dolara varan ek mali yük getirebilir.
İş Bankası Genel Müdürü Aran: Türkiye enflasyonla mücadeleye ara verip ekonomik stratejisini değiştirmeli
Para Politikası: Güvercin Ton, Şahin Olasılık
Bazı yatırımcılar, tartışmalar sırasında Karahan'ın üslubunu nispeten güvercin olarak nitelendirdi. Ancak merkez bankasının önümüzdeki politika toplantısında hala faiz artırımını düşünebileceğini de belirttiler.
Yetkililer ileriye yönelik açık bir rehberlik vermekten kaçındı; bunun yerine artan jeopolitik belirsizliğin politika oluşturma konusunda temel bir kısıtlama olduğunu vurguladılar.
Türkiye'nin gösterge politika faizi şu anda %37 seviyesinde bulunuyor, ancak merkez bankası çatışmaların başlamasından bu yana piyasaları %40 gibi daha yüksek bir gecelik faiz oranıyla fonluyor.
Döviz İstikrarı ve Sermaye Akışları
Yetkililer ayrıca son zamanlardaki dalgalanmanın yurt içi tasarruf sahiplerinin liradan yabancı para birimlerine önemli bir geçiş yapmasını tetiklemediğini de vurguladı. Böyle bir hareket, yabancı çıkışların ortasında para birimi üzerindeki baskıyı yoğunlaştırabilirdi.
Tam tersine, son dönemde yabancı girişlerinde artış yaşandığına işaret ettiler. Bu eğilimin sürmesi halinde, yakın vadede olası bir faiz artırımının atlanmasına kapı açılabilir.
Jeopolitik Riskler Merkezini Koruyor
İran savaşı, Türkiye'nin ekonomik görünümünü şekillendiren önemli bir dış risk olarak ortaya çıktı. Enerji fiyatları, sermaye akımları ve para politikası kararları giderek jeopolitik gelişmelere bağlı hale geliyor.
Yetkililer, makroekonomik istikrarı korurken artan belirsizliği aşmayı amaçlayan temkinli ama esnek bir politika duruşunun sinyalini verdi.
Kaynak: Bloomberg makalesine ilişkin Türk basınında çıkan haberler

Yorumlar kapalı.