Türkiye'nin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğindeki mevcut ekonomik programı, analistler artan jeopolitik şoklar ve derinleşen iç gerilim nedeniyle güvenilirliğini kaybettiğini öne sürerken artan eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. Eleştirmenler, hem politika çerçevesinin hem de siyasi desteğinin artık sürdürülebilir olamayacağı konusunda uyarıyor.
Eleştirmenler “Şok Yönetilebilir Değil” İddiasında Bulunuyor
İran'da artan gerilim nedeniyle kısa ve kırılgan bir ateşkesin ardından Şimşek, ekonomik şokun “yönetilebilir” olduğunu ve hükümetin programını raydan çıkarmayacağını yineledi.
Ancak eleştirmenler, ne dış şokun ne de mevcut politika çerçevesinin mevcut koşullar altında sürdürülemeyeceğini ileri sürerek bu değerlendirmeye şiddetle karşı çıkıyor.
Resmi iyimserliğe rağmen, Türkiye'nin ekonomik stratejisinin temelden sıfırlanması yönünde çağrılar artıyor.
Siyasi Kısıtlamalar Zaman Ufkunu Sınırlıyor
Şimşek, programın “güvenilirliğini kanıtladığını” ve sonuç vermesi için 12 ila 18 ay daha gerektiğini söyleyerek programı savundu.
Ancak analistler siyasi gerçeklerin böyle bir zaman çizelgesine izin vermeyebileceğini belirtiyor.
Önümüzdeki bir ila iki yıl içinde seçimlerin yapılması beklenirken, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi somut ekonomik iyileşmeler sağlaması yönünde giderek artan bir baskıyla karşı karşıya. Hükümet, 2023'te iktidara döndüğünden beri ekonomiyi istikrara kavuşturmak için çabalıyor ve siyasi çevrelerin sabrı tükeniyor.
Gözlemciler, ekonomik faydaları ne olursa olsun, iç dinamiklerin, özellikle de başkanlık sistemindeki programın ömrünü sınırlayabileceğini öne sürüyor.
ŞOK EDİCİ: Fitch, Türkiye'nin Görünümünü Durağan'a Düşürdü, Notunu 'BB-' Olarak Onayladı
Kendi Çaresini Aşan Bir Kriz
Türkiye'nin mevcut ekonomik gidişatı, döviz krizini önlemek için döviz korumalı mevduatlar gibi acil durum önlemlerinin uygulamaya konulduğu 2021 sonlarına kadar izlenebilir.
2023 ortalarında ekonomi kırılma noktasına yaklaşırken Şimşek göreve gelerek “rasyonel politikalara” dönüş vaadinde bulundu. O tarihten bu yana sıkı bir parasal ve mali program uygulandı.
Ancak eleştirmenler önemli bir paradoksun altını çiziyor:
- Ekonomik kriz yaklaşık 2,5 yıl sürdü
- İstikrar programı şu anda üçüncü yılına giriyor
- Henüz net bir iyileşme gerçekleşmedi
Bu durum, politika tepkisinin, ele almak üzere tasarlandığı krizden daha kalıcı olduğu ve çözmede başarısız olduğu yönündeki tartışmaları alevlendirdi.
İran Şoku Temel Varsayımları Bozdu
2026'nın başlarında İran'ın dahil olduğu çatışmanın patlak vermesi, programın temel varsayımlarını baltalayan bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Analistlere göre:
- Enflasyon ve faiz oranı hedefleri giderek gerçekçi olmaktan çıkıyor
- Dış dengeler bozuluyor
- Enerji fiyatlarındaki şoklar enflasyonu besliyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın, dövizi istikrara kavuşturmak için on milyarlarca dolar rezerv harcadığı ve bir yandan da fiili faiz artırımına gittiği bildiriliyor.
Öte yandan, Hazine'nin son aylarda borç stokunu önemli ölçüde artırmasıyla kamu borçlanması da hızlı bir şekilde arttı.
Mehmet Şimşek: “Kırılganlıkları Yönetilebilir Olarak Görüyoruz”
Enflasyon, Büyüme ve Dış Denge Risk Altında
Nispeten iyimser senaryolarda bile enflasyonun yüksek kalması bekleniyor ve yıl sonu tahminleri artık fazlasıyla umut verici görülüyor.
Aynı zamanda:
- Büyüme tahminleri aşağı yönlü revize ediliyor
- Cari açık yeniden endişe kaynağı olmaya başladı
- Parasal sıkılaştırma yoğunlaşıyor
Şimşek, cari açığın büyüyebileceğini ve büyümenin yavaşlayabileceğini kabul ediyor ancak bu etkilerin program çerçevesinde yönetilebilir olduğunu savunuyor.
Ancak eleştirmenler, bu gelişmelerin daha derin bir yapısal çöküşe işaret ettiğini öne sürüyor.
Politika Manevraları için Sınırlı Alan
Merkez Bankası'nın sıkılaştırma politikasını sürdürmesi bekleniyor ve yakın vadede daha fazla faiz artırımının olası olduğu görülüyor.
Ancak analistler politika araçlarının giderek daha da kısıtlandığı konusunda uyarıyor:
- Döviz rezervleri tükendi
- Mali alan daralıyor
- Dış şoklar tahmin edilemiyor
Bu durum politika yapıcılara daha fazla bozulmaya yanıt verme konusunda sınırlı bir esneklik bırakıyor.
Yeni Bir Ekonomik Çerçeve Çağrısı
Bazı ekonomistler hükümetin mevcut jeopolitik şoku ekonomik stratejisini sıfırlamak için bir fırsat olarak kullanması gerektiğini savunuyor.
Mevcut programı savunmak yerine şunları öneriyorlar:
- Sınırlamalarını kabul etmek
- Yeni bir politika çerçevesi tasarlamak
- Şeffaflık yoluyla güvenilirliğin yeniden inşası
Böyle bir değişimin uzun vadeli ekonomik ve politik maliyetlerin hafifletilmesine yardımcı olabileceğini öne sürüyorlar.
Görünüm: Önümüzdeki Zor Bir Ayarlama
Türkiye, iç kırılganlıklar ve dış şokların karmaşık bir karışımını yaşarken, mevcut ekonomik programının sürdürülebilirliği giderek daha fazla sorgulanıyor.
Politika yapıcıların mevcut çerçeveyi sürdürmeyi mi yoksa yeni bir yaklaşıma mı yönelmeyi seçeceği önümüzdeki aylarda ülkenin ekonomik gidişatını muhtemelen şekillendirecek.
Recep Genel, NEFES, PA Türkiye haber masası
PA Türkiye, Türkiye gözlemcilerini farklı görüş ve görüşlerle bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Sitemizde yer alan yazılar mutlaka yayın kurulumuzun görüşünü temsil etmeyebilir veya onay anlamına gelmeyebilir.
İngilizce YouTube kanalımızı takip edin (REAL TURKEY):
https://www.youtube.com/channel/UCKpFJB4GFiNkhmpVZQ_d9Rg
Twitter: @AtillaEng
Facebook: Gerçek Türkiye Kanalı: https://www.facebook.com/realturkeychannel/

Yorumlar kapalı.